Yetenek mi Çalışmak mı?

Alfred Adler çokça ilham aldığım bilim insanlarından biri. Yetenek konusunda da “İnsanı Tanıma Sanatı” kitabında paylaştığı görüşlerinden esinlenerek bu soruyu sordum kendime: Yetenek mi Çalışmak mı? Öncelikle Adler’in İnsanı Tanıma Sanatı kitabını öneririm. Ancak bu paylaşımda kitabı ele almıyorum, çok kapsamlı bir kitap ve yer yer hep bu kitaptan açılımlarıma rastlayacaksınız.

Adler, İnsanı Tanıma Sanatı’nda “Yetenek” üzerine yapılan testlerin sonuçlarının anlamsız olduğundan bahsediyor. Özellikle Almanya’da yapılanların. Yetenek testlerinden yüksek alan çocukların ilerleyen dönemlerde başarısız olabildiklerini ve bu testlerin tutarlı bir veri ifade etmediğini vurguluyor. Diğer yandan bireysel psikolojiye dayalı incelemelerin çok daha güvenilir olduğunu savunuyor. Adler’e göre bunun sebebi bireysel psikolojinin bir çocuğu anlama çabasında muhakeme yetisini ruhsal yaşamından çekip çıkarmak yerine, ruhsal yaşamı ile birlikte incelemesi.

Önceleri Yetenek benim için büyüleyici bir doğaüstü kutsanıştı. Doğuştan zeki olmak, ezber yeteneği olan insanlar, benim tekrarlarla öğrenebildiklerimi bir kerede öğrenenler… Hep ilgimi çekmiş ve hayranlığımı kazanmıştı. Bunun tek başına anlamı olmadığı görüşüne ise zamanla vardım. Açıkçası görüşlerimi değiştiren iş hayatı elbette. İstikrar ve iş dünyasında yıl aldıkça değişen perspektif bana vazgeçmemeyi, pes etmemeyi, yolda kalmayı özetle azim ve istikrarın değerini öğretti.

Bugün baktığımda 9 yaşında üst sınıfa atlatılanlar, lise, üniversite sınavlarında birinciler vs bu sonuçlar ileriki hayatlarına dair çok büyük bir şey ifade etmiyor. İşin çoğu çalışmaktan geçiyor. Ben çok zekiyim, çok iyi üniversiteden mezunum diye işe girdikten sonra azmetmeyen, tenezzül etmeyen çalışanların hiçbir yere gelemediklerini ve diğer yandan eşit eğitim fırsatlarına sahip olmaksızın üst düzeylere taşınan, mücadele dolu kariyer hikayelerine de birlikte çokça şahit olduk.

Önemli olan fırsatlar eşit olmadığında bile bireyin duygusal dirençlilik gösterip yarışta kalmasıdır. İşte bireysel psikoloji de en basit ifade ile bireye sayısal zekasıyla yaklaşmıyor, duygusal dirençliliğiyle birlikte ele alıyor.

Gülsünay Uysal Kaba

Menü