Coşkunluk, İşimizi Yönetmemizi Engeller

Coşkunluk sarpa sardırır işleri

Statius

Başkaları için yaşamayan kendi için de yaşayamaz diyen Montaigne, Denemeler’in aynı bölümünde şu cümleyi de söylüyor, ‘başkasına hizmet için kendi dürüst ve sevinçli yaşamasını bırakan olumsuz yola girmiş olur.’ Başkaları için çalış ama sevinçli yaşamından ödün verme diyor bana göre. Kusursuz denge. Yüklendiğimiz görevlerde dikkatimizi, adımlarımızı, sözlerimizi, alın terimizi, gerekirse kanımızı esirgememeliyiz ama geçici, rastlantıya bağlı olan bu görevlerde kafamız rahatını, sağlığını yitirmemeli; eylemsiz değil, ama öfkesiz, tutkusuz kalmalıdır diye devam ediyor. Montaigne’nin Denemeler eserinin Dizginsiz Tutkular Bölümü iş hayatındaki duygu yönetimi hakkında hap eğitim niteliğinde!

Gelin devam edelim Montaigne’nin konuyu ele alışına: “Ruhumuz eylemlerde pek çaba harcamaz, uykuda bile eylemler içindedir ama onu coşturmada ölçülü davranırız çünkü beden üstüne yükleneni nasılsa öyle taşır; ama ruh yüklendiğini çok kez kendi zararına büyütüp ağırlaştırır.”

Taşkın ve azgın bir tutku giriştiğimiz işe yarardan çok zarar getirir, bizi sabırsızlığa sürükler, işlerine baktığımız insanlardan soğutur, kuşkulandırır.

Bizi avucuna alan ve sürükleyen bir işi iyi yönetemeyiz. İşe yalnız kafasını ve ustalığını koyanlar işlerini daha rahat yürütür. Olayları aşağıdan alır, erteler; başarısızlığa uğradığı zaman bozulmaz, yıkılmaz; yeniden işe koyulmaya bütün gücüyle hazırdır.

Gülsünay Uysal Kaba

Menü