Yokluğun Köz

Artık geri gelmeyeceğini anlıyorum. Yavaş yavaş. 10 yıl oldu. Çok bunaldığımda senin yanına kaçardım İstanbul’dan. Çok bunalıyorum. Kaçıyorum. Ama seni bulamıyorum. Ne camın önünde, ne ardında. Cam da yok. O ev de yıkıldı.

Seni çok merak ediyorum. Üşüyor musun. Üşüyor muymuş insan toprağın altında. Çok rahmet yağıyordu seni oraya bıraktığımızda. Nasıl bıraktık, aklım almıyor.

Bu fotoğrafımızı amcam çekmişti. Anlatıyordum oradan buradan. Geçip gidiyordu her şey sana anlatınca. Gitmiyor şimdi. Yutamıyorum, tüküremiyorum. Sadece ağlıyorum.

Rüyama gel bir şey söyle. Boş ver kızım de. Elimi tut. Ya da boş verme de. Bir şey de. Neden gittin. Anlamıyorum. Ya da ben neden gelemiyorum yanına.

Sağa dönüyorum, sola dönüyorum. Pera’yı örtüyorum, Can’ı kokluyorum. Sanki dün gibi, her gece aniden “yoksun” onu hatırlıyorum.

Peki yanında mı annen? Aldı mı seni kollarına.

Aramızdan ayrılışının 10 yıl 7 gün geçişi ve özleminin tazeliği adına o güzel kokulu annenin adıyla, bir imza atayım bugün sana..

güls’ün.

14.12.2023

Menü